Isparta’nın tozunu üzerimden atıp bilgisayarın önüne geçtim. Yola çıkmak için haber alamamın üstünden sadece 48 saat geçtiğine kendimi inandırmaya çalışıyorum. 1 gün içinde o kadar çok şey olup bitti ki!
Gençlik Karavanı’nı duyalı neredeyse 6 ay olmuştu. İlk gönüllü eğitimine katılma fırsatını kaçırmış olduğum için bu kadar pişman olacağım asla aklıma gelmezdi. Neyse ki bir hafta önce gelen bir “aydınlanma”yla genclikkaravanı.eu sitesini ziyaret edip gönüllü formunu doldurmuştum. Formu göndermemden bir kaç saat sonra gelen teşekkür mailine öncelikle şaşırmadım desem yalan olur. Bu kadar hızlı olacaklarını tahmin etmemiştim. Bu yetmezmiş gibi, ertesi gün bir çeviri isteği geldi. Beni bu kadar çabuk aralarına kabul ettikleri için ben de onlara aynı hızda cevap vermek istedim ve çeviri isteğini hemen kabul ettim. Formu dolduralı daha bir hafta dolmamıştı ki, bu kez de Isparta’ya gidiyoruz, gelir misin diye bir mail aldım.
“Uzun zamandır alıştığım bir düzenim, kendime ait bir hayatım vardı. Isparta’ya gitmek de nereden çıkmıştı, hem ne işim vardı...” Halinden memnun insanın aklına gelen ilk sıkıcı, statükocu, heves kırıcı düşünceler aklıma geldi ilk başta. Ama sonra “Neden gitmeyeyim” dedim kendi kendime. Başkalarının hayatlarına dokunmak varken, yeni insanlarla tanışmak, yeni yerler görmek, çorbaya tuz katmak varken, neden oturayım ki dedim, uzun bir aradan sonra sırt çantamı doldurup, yola koyuldum.
Önce Çağrı ve Murat’la tanıştım, sonra Selin’i de arabaya alıp önce Afyon’a yola çıktık. En başta hepsi çok sıcak ve yardımcılardı. Sonraları hoşsohbet, eğlenceli ve sorumluluk sahibi olduklarını da gördüm. Afyon’dan başka bir gönüllü olan Özge’yi de aldıktan sonra gönüllü kadromuz tamamlanmıştı. Ertesi sabah Isparta Süleyman Demirel Üniversitesin’de yapılacak program öncesinde sadece 5 genç insan ve 6 saatlik bir yolculuğumuz vardı.
Program yapılan bilgilendirme toplantısıyla başladı, tabi konferans salonunun önündeki öğrenci kuyruğu tükenip herkes salona girdikten sonra. Kocaman salon tamamen dolmuş, ayakta insanlar kalmıştı. SDÜ’de okuyan ve Gençlik Karavanı’nın bir önceki ziyaretinde onlarla çalışmış olan arkadaşlar da bize katıldılar. Hep birlikte çalışarak daha sonra da iletişim kurabilmek için mümkün olduğunca çok kişiden e-mail adreslerini aldık. Avrupa Birliği Gençlik Projeleri ve Avrupa Gönüllü Hareketi hakkında sunumlar yapıldı, daha önceki projelerden anılar, deneyimler paylaşıldı, SDÜ’de yapılan fotograf yarışmasının ödülleri verildi, programın sonunda da çok güzel ve ilginç projelerin ortaya çıktığı bir atölye çalışması yapıldı. Yeni fikirler üretildi, birlikte tartışarak geliştirildi ve gençlerin sınırları aşan fikirleri sınırların dışındaki gençlere ulaşıp ortak güzellikler yaratılması muhtemel projeler ortaya çıktı.
Günün sonunda herkes yorgun ama mutlu, emeğinin karşılığını almış ve tüm yorgunluğuna rağmen enerjik bir şekilde eve dönmeye hazırdı. Dönüş yolu da gidiş kadar güzeldi. Kendi açımdan da gönüllü formunu doldurarak doğru şeyi yaptığıma karar verdiğim için, tatmin ediciydi. Yurda döndüğümde yorgundum ama bu günü daha iyi geçirmenin bir yolu olmadığından da emindim. Anlamlandırılmış, içi doldurulmuş, hakkı verilmiş, gerçek anlamda değerlendirilmiş bir gündü ve güzel bir uykuyla sona erdirilmeyi hak etmişti.
Gençlik Karavanı’nın bir sonraki yolculuğunda görüşene kadar, şimdilik hoşçakalın.
FATMA GÜLCE KOÇ
ODTÜ/ANKARA
I am right back from Isparta trip and ready to tell you what happened. I can not believe that it has only been 48 hours from the moment that I get the page for Isparta. So much has happened in a day!
It has been 6 months since I heard about the “Youth Caravan”. Now I regret that I missed the chance to attend to the first volunteer training. Fortunately, with a “lightening” that came a week ago, I visited genclikkaravani.eu and filled the volunteer form. I was surprised with the mail that came a few hours later to thank me to join to the group. I was not expecting such a fast move. Moreover, a translation inquiry came the next day. I wanted to be as fast as them and accepted the translation job because they accepted me to their team so quickly; I wanted to answer them as soon as possible. The next mail was asking if I want to go to Isparta tomorrow evening.
“I had a life that I am used to; I was only responsible to myself. Why in earth I would want to go to Isparta? Bla bla bla…” Those were the first boring, discouraging, inhibiting thoughts that came to my mind. But then I asked myself “Why not?” Instead of touching other peoples’ lives, meeting new people, travelling to new cities, to contribute anything, why would I stay in here? After a long time, I got my backpack and left.
Firstly I met with Murat and Çağrı, and then we picked Selin and led to Afyon. In the beginning they all were very warm and helpful. After an hour I realized that they were also very funny, talkative and responsible young people. Another volunteer Özge joined us in Afyon and our volunteer team was completed. Before the program in Süleyman Demirel University we had only 5 young person and 6 hours to go.
Program started with the seminar to give information about the European Union Youth Projects, Youth Caravan and European Voluntary Service, only after the long line in front of the door. The huge soon was full of students and some people were standing on the stairs. Volunteers from SDU joined us and we tried to collect the highest number of e-mail addresses to contact with the young people. Presentations about the EU Youth Projects and EVS were made, experiences from the past projects shared and awards of the photograph contest given. At the end of the program there was a workshop which produced very interesting ideas and good projects developed.
At the end of the day, everyone was tired but happy, got what they expected, despite of all the tiredness very energetically ready for the way back home. Returning home was as good as leaving it. Regarding myself, it was very fulfilling because I got the right return of the filling that voluntary form. When I got to the dorm, I was tired. In addition I was sure that there was no better way to spend this day. It was a day which meant something, which is filled with the right efforts, and truly valuable. And it deserved to end with a good sleep at the end.
Hope to see you in the next journey of Youth Caravan, until then, bye…
FATMA GÜLCE KOÇ
METU/ANKARA
5 Nisan 2009 Pazar
8 Mart 2009 Pazar
ISPARTA, ŞUBAT 2009
Canı sıkıldıkça kendini internete kaptıran pek çok gençten biriyim ben de… Son sınıfa gelip de mezun olmadan evvel içimde kalmasın dediğim her şeyi yapmak için arayıştaydım. uniaktivite.net te ne var ne yok bakarken, genclikkaravani.eu ya ulaştım; siteyi inceledim, gönüllülük başvuru formunu doldurdum, ve daha 24 saat geçmeden telefon geldi.
Isparta da etkinlik düzenlenmesini yalnızca bir ihtimal olarak düşünürken, bir anda neler yapmam gerektiğini planlarken buldum kendimi. Internetin bu kadar etkin, fırsatların bu kadar yakınımızda olduğunu fark etmek çok güzel. Biraz girişimci olmak gerekiyor sanırım.
Karavanla ve gönülden gönüllülerle nasıl tanıştım? Isparta eğitim fuarına gelen bu şirin karavan kapıya sıkışıp içeri bir türlü giremezken, çözüm üretmek için çabalayan arkadaşları gördüm. Murat araba yanaşsın diye Gürkan bey e “gel gel ” derken, Çağrı sağa sola koştururken, Hicran la karavanı ittirirken tanıştım. Sıradan bir tanışma değildi, ama oldukça samimi, sıcak bir karşılaşmaydı.
Fuarda meraklı bakışlar, daha dinlerken heyecanlanıp parlayan gözler; büyümek için sabırsızlanan çocuklar, geç kalmış olmaktan korkan yetişkinler ve pek çok kişi standı ve karavanı ziyaret etti.
Umarım daha çok etkinlikle daha çok insana ulaşılabilir ve katılım sağlanabilir, bir şeyler yapmak isteyip nereye gideceğini nereye başvuracağını kestiremeyen gençler öyle çok ki...
Tanıştığımıza memnun oldum (:
Arzu Çimen
SDÜ, ISPARTA
Canı sıkıldıkça kendini internete kaptıran pek çok gençten biriyim ben de… Son sınıfa gelip de mezun olmadan evvel içimde kalmasın dediğim her şeyi yapmak için arayıştaydım. uniaktivite.net te ne var ne yok bakarken, genclikkaravani.eu ya ulaştım; siteyi inceledim, gönüllülük başvuru formunu doldurdum, ve daha 24 saat geçmeden telefon geldi.
Isparta da etkinlik düzenlenmesini yalnızca bir ihtimal olarak düşünürken, bir anda neler yapmam gerektiğini planlarken buldum kendimi. Internetin bu kadar etkin, fırsatların bu kadar yakınımızda olduğunu fark etmek çok güzel. Biraz girişimci olmak gerekiyor sanırım.
Karavanla ve gönülden gönüllülerle nasıl tanıştım? Isparta eğitim fuarına gelen bu şirin karavan kapıya sıkışıp içeri bir türlü giremezken, çözüm üretmek için çabalayan arkadaşları gördüm. Murat araba yanaşsın diye Gürkan bey e “gel gel ” derken, Çağrı sağa sola koştururken, Hicran la karavanı ittirirken tanıştım. Sıradan bir tanışma değildi, ama oldukça samimi, sıcak bir karşılaşmaydı.
Fuarda meraklı bakışlar, daha dinlerken heyecanlanıp parlayan gözler; büyümek için sabırsızlanan çocuklar, geç kalmış olmaktan korkan yetişkinler ve pek çok kişi standı ve karavanı ziyaret etti.
Umarım daha çok etkinlikle daha çok insana ulaşılabilir ve katılım sağlanabilir, bir şeyler yapmak isteyip nereye gideceğini nereye başvuracağını kestiremeyen gençler öyle çok ki...
Tanıştığımıza memnun oldum (:
Arzu Çimen
SDÜ, ISPARTA
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)